CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “2026’nın ilk 7 ayında konkordato sayısı 2024’ün tamamını aştı”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılının ilk 7 ayında 3 bin 529 konkordato kararı verildiğini, bu rakamın 2024 yılının tamamındaki 3 bin 497 kararı geçtiğini açıkladı. İlk 7 ayda 171 iflas kararına ulaşıldığını belirten Gürer, sektör ve illere göre verileri paylaşarak reel sektör için borç yapılandırması, sicil affı ve finansmana erişimi kolaylaştıracak düzenlemeler çağrısında bulundu.

Ağu 14, 2026 - 11:21
 0  1
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “2026’nın ilk 7 ayında konkordato sayısı 2024’ün tamamını aştı”


CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de işletmelerin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunların konkordato ve iflas kararlarına yansıdığını belirterek, 2026 yılının ilk 7 ayında verilen 3 bin 529 konkordato kararının 2024 yılının tamamındaki 3 bin 497 kararı geride bıraktığını söyledi.

Gürer, işletmelerin artan maliyetler, daralan piyasa, yüksek faiz ve finansmana erişim sorunları nedeniyle borçlarını çevirmekte zorlandığını ifade ederek, “Her kapanan işyeri, üretimin azalması ve işsizliğin artması demektir.” dedi.

Konkordatoyu, “Bir şirket, firma, işyeri ya da şahsın borçlarını ödeyemediği için mahkeme denetimi altında alacaklılarla anlaşarak borç yapılandırması talebinde bulunması” olarak tanımlayan Gürer, mahkemeler tarafından son 8 yıllık süreçte toplam 25 bin 753 konkordato başvurusunun sonuçlandırıldığını belirtti.

Şahıs başvuruları dışında doğrudan şirketleri ilgilendiren konkordato kararlarının 15 bin 297’ye ulaştığını kaydeden Gürer, özellikle 2026 yılına ilişkin rakamlara işaret etti.

“2026’NIN İLK 7 AYINDA 3 BİN 529 KARAR ALINDI”

Gürer, “2026 yılının ilk 7 ayında 3 bin 529 konkordato kararı alındı. Bu sayı, 2024 yılının tamamında alınan 3 bin 497 kararı daha yılın ilk 7 ayında geride bıraktı.” ifadelerini kullandı.

2026 yılının ilk 7 ayında 1167 geçici mühlet, 918 kesin mühlet, 1146 ret, 171 iflas ve 127 tasdik kararı olmak üzere toplam 3 bin 529 karar verildiğini aktaran Gürer, önceki yıllarla yapılan karşılaştırmanın artışı ortaya koyduğunu söyledi.

Gürer, “2026 yılının henüz ilk 7 ayında alınan kararların önceki yılların tamamıyla kıyaslandığında tablo daha net görülüyor. 2026 yılının ilk 7 ayında alınan 3 bin 529 konkordato kararı, 2024 yılının 12 ayının tamamında alınan 3 bin 497 kararı geride bıraktı.” dedi.

2022 ve 2023 verilerini de paylaşan Gürer, “2026 yılının ilk 7 ayında ulaşılan konkordato başvuru rakamı, 2022 yılında 1.587, 2023 yılında 1.516 olan konkordato kararlarının iki katından fazla.” diye konuştu.

İLK 7 AYDA 171 İFLAS KARARI

Konkordato kararlarındaki yükselişin yanı sıra iflas kararlarının da arttığını belirten Gürer, “2024 yılının ilk 7 ayında 55 olan iflas kararı, 2025’in aynı döneminde 126’ya, 2026 yılının ilk 7 ayında ise 171’e ulaştı.” dedi.

Konkordato taleplerinin reddedilme oranına da değinen Gürer, “2026 yılında konkordato başvurularının reddedilme oranında artış var. Toplam kararların yüzde 32,4’ünün, yani 1.146 kararın, konkordato talebi reddedildi.” ifadelerini kullandı.

Gürer, konkordato sürecinin yalnızca başvuruda bulunan işletmeyle sınırlı kalmadığını, ticari ilişki içindeki diğer şirketleri de etkileyebildiğini vurguladı.

“Konkordato ilan eden her ana firma, kendisine mal ve hizmet sağlayan diğer KOBİ’lerin ve alt yüklenicilerin de bu süreçten etkilenmesine yol açıyor.” diyen Gürer, ekonomik sorunların tedarik zincirinde yayılabileceğini belirtti.

İNŞAAT, TEKSTİL VE İMALAT SEKTÖRLERİ ÖNE ÇIKTI

Konkordato başvurularında inşaat, tekstil, giyim, imalat ve sanayi sektörlerinin öne çıktığını aktaran Gürer, “Verilere göre 564 firma ve şahısla inşaat sektörü konkordato listesinin başında yer alıyor. Tekstil sektöründe 419, giyim sektöründe ise 92 firma konkordato sürecinde bulunuyor.” dedi.

Metal ürün imalatında 166, mobilyada 126, plastik sanayisinde 94, makine üretiminde 90, alüminyum sektöründe 80 ve ambalaj sektöründe 79 firmanın konkordato başvurusunda bulunduğunu belirten Gürer, tarım, gıda ve lojistik sektörlerinde de sorunların görüldüğünü söyledi.

Gürer, “Gıda sektöründe 139, tarımda 119, nakliyede 94, akaryakıt istasyonlarında 94 ve sebze-meyve toptancılığında 68 firmanın konkordato başvurusunda bulunduğu görülüyor.” diye konuştu.

Yapı malzemelerinde 87, elektronik cihazlarda 85, inşaat malzemeleri satışında 85, otelcilikte 80 ve enerji sektöründe 78 firmanın konkordato başvurusunda bulunduğunu da aktardı.

KONKORDATO BAŞVURULARI FARKLI İLLERE YAYILDI

Konkordato taleplerinin yalnızca büyükşehirlerle sınırlı olmadığını ifade eden Gürer, “Konkordato başvuruları yalnızca büyükşehirlerde değil, üretim olan farklı illerde de sorunlara neden oluyor.” dedi.

Paylaşılan verilere göre İstanbul 1.616 başvuruyla ilk sırada yer alırken İstanbul’u 678 başvuruyla Ankara, 304 başvuruyla İzmir, 280 başvuruyla Kocaeli ve 254 başvuruyla Bursa izledi.

Gürer, diğer illere ilişkin rakamları, “Tekirdağ’da 165, Antalya’da 169, Denizli’de 141, Konya’da 133, Balıkesir’de 107, Mersin’de 94, Gaziantep’te 93, Adana’da 88, Hatay’da 86, Muğla’da 76, Manisa’da 75, Sakarya’da 73, Eskişehir’de 68, Afyon’da 64 ve Isparta’da 51 firmanın konkordato talebi dikkat çekiyor.” sözleriyle aktardı.

“HER KAPANAN İŞYERİ ÜRETİM VE İSTİHDAM KAYBI DEMEKTİR”

Reel sektörün yaşadığı sorunların çözümü için yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini savunan Gürer, işletmelerin borçlarını çevirebilmesi, üretimin devam etmesi ve istihdam kayıplarının önlenmesi gerektiğini belirtti.

Gürer, “İşletmelerin borçlarını çevirebilmesi, üretimin sürdürülebilmesi ve istihdam kayıplarının önlenebilmesi için başta borç yapılandırması ve sicil affı olmak üzere, reel sektörün finansmana erişimini kolaylaştıracak yeni düzenlemeler de yapılmalıdır.” dedi.

“Her kapanan işyeri hem üretim azalması hem de işsizliğin artması demektir.” ifadelerini kullanan Gürer, ekonomik sorunların şirket sahiplerinin yanı sıra çalışanları, aileleri ve tedarikçileri de etkilediğini vurguladı.

Türkiye’deki işletmelerin korunmasının ekonomik bağımsızlık açısından önem taşıdığını belirten Gürer, “Özellikle yabancılara satılan şirketler ile ülke markalarının dünya markası olmasının önü kesilmektedir.” ifadelerini kullandı.

“HER İŞYERİ BU ÜLKE İÇİN BİR AŞ, İŞ, EKMEK KAPISIDIR”

İşletmelerin yalnızca ticari kuruluş olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Gürer, “Şirketler, firmalar, işyerleri ve her dükkân bu ülke için bir aş, iş, ekmek kapısıdır. Her kapıda sorun, herkesin yaşamını bir şekilde olumsuz etkiliyorsa, genele yansıyacak sorunları aşmanın yolu çözüm yaratmaktan geçmektedir.” diye konuştu.

Uygulanan ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürer, “Bu bağlamda ülke yönetenlerin sorumluluğu çözümü üretmekten geçmektedir. Uygulanan ekonomik modelin beklenen çözümü yaratamadığı görülüp farklı arayışlarla çare üretimine yönelinmelidir.” dedi.

Gürer, konkordato ve iflas rakamlarının çalışanlar, aileler, üreticiler, tedarikçiler ve işletmeleri doğrudan ilgilendirdiğini belirterek, reel sektörün daha fazla sorun yaşamaması için kapsamlı ekonomik tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0